8 Aralık 2007 Cumartesi

Bilgisayar Açıldığında Ne Olur?

Hangi PC yi açarsanız açın, siyah ekran üzerinde bir takım yazıların kayıp gittiğini görürsünüz. İşletim sisteminiz DOS, Windows 3.x, Windows 9x, NT, Windows 2000, Unix veya Linux olabilir. Tümünde de bu yazıları görürsünüz. İşletim sistemi daha sonra otomatik olarak veya siyah ekranda yazdığınız bir komutla devreye girer.

Peki nedir işletim sisteminden önce devreye giren bu satırlar?

Daha önce BIOS�tan bahsetmiştik. Temel Giriş Çıkış Sistemi (Basic İnput/Output System) anlamındaki BİOS, anakart üzerindeki bir yongada yüklü, küçük bir yazılımdır aslında. Bu yazılım donanımların diğer bileşenler ve işletim sistemi tarafından tanınması için ilk adımları atar, sistem açıldığında bazı donanımların düzgün çalışıp çalışmadığını test eder, donanımların belirli özelliklerinin ayarlanmasını sağlar. İşte BIOS�un sisteminizi açmak için gerçekleştirdiği bu ilk işlemlerin gerçekleştirildiğini, PC�nizi açtığınızda siyah ekranda görünen bu yazılardan anlarsınız. Bu yazılar ekrana gelirken BIOS�unuzun yaptığı bu işlemlere POST � Power On Self Testing/Otomatik açılış testleri adı verilir.

Bilgisayarı her açtığınızda, BIOS�taki POST yordamı (rutini), PC�nizin temel kaynaklarını kontrol eder: Bellekler çalışıyor mu? Giriş/çıkış birimleri yerinde duruyor mu? İşletim sistemi olması gereken yerde mi? Çevre birimleriyle ve iletişim portları ile yeniden ilişki kurulur. Her şey iyi gidiyorsa, bir mesele yok. Ama herhangi bir birimde sorun varsa, test işlemi durdurulur, bize acı haber ekrandan bildirilir...

PC�nin ekranında izlenilebilen bu test işlemi, en çok RAM bellek üzerinde yoğunlaşır; ne kadar çok ana bellek varsa, POST o kadar uzun sürecektir. Temel giriş/çıkış programlarının başlangıç adresleri de RAM�a aktarılır, böylelikle kullanacağımız uygulama yazılımlarının, giriş/çıkış birimlerini standart olmayan yollardan kullanmalarına da izin verilmiş olur.(Bazı PC�lerde açılış sırasında temel giriş/çıkış programları, olduğu gibi ROM dan RAM�a aktarılır.)

Görüldüğü gibi sistem açılışında pek çok işlem yapılmaktadır ve sisteminize bağlı donanımlar, yüklü yazılımlar değiştikçe, anakartın özelliğine ve BIOS ayarlarınıza da bağlı olarak, açılış süresi değişebilir. Çoğu kullanıcı sistem performanslarını bu açılış süresi ile değerlendirmeye eğilimlidir. Ancak görüldüğü gibi açılışta tanınan donanımlar ve yüklenen yazılımlar nedeniyle bu süre çok değişken olabilir, dolayısı ile PC�nin performansı açılış süresi ile ölçülmez.

Not : 1. Sisteminizi ilk açtığınızda yazılar ekranda hızla kayıyorsa ve aradığınız bir bilgiyi okumakta güçlük çekiyorsanız klavyenizde Pause tuşuna basarak kayan yazıları durdurabilirsiniz. Enter tuşuna bastığınızda işlemler devam edecektir.

2. Sisteminizdeki donanımların doğru çalıştığından eminseniz, BIOS Setup�dan bazı POST işlemlerini iptal ederek sisteminizin açılışını hızlandırabilirsiniz. BIOS Features Setup bölümünde �Quik Power On Self Test� seçeneğini �Enabled� konumuna getirdiğinizde özellikle açılıştaki bellek sayma işlemi iptal olacak ve sisteminiz daha hızlı açılacaktır.

3 Aralık 2007 Pazartesi

MSN Messenger 9 yolda

Internet sitelerinden yayılan haberlere (dedikodulara) göre Live Messenger'ın 9. sürümü yolda.
Dedikodulara göre

Microsoft yetkililerinden biri yaptığı sunumda yeni teknolojilerden bahsetti. Yeni Live Messenger'da toplu video konferans teknolojisini getirmeye çalıştıklarını, Live Messenger 9 olmasa bile sürüm 10 da kesinlikle olacağını belirtti.

Asıl yenlik ise artık Gtalk ve AIM desteğinin de gelecek olması. Böylece kullanıcılar ayrı ayrı yazılım yükleme gereksinimleri azalacak. Tabi bu destek sadece yazılı iletişim ile sınırlı, sesli ve görüntülü iletişim desteği yok.

Bir başka haber ise Mac OS X için Live Messenger gelişiminin ise durdurulduğunu açıklayan Hollingsworth Mac OS X için yeni bir sürüm çıkartacaklarını ve gerçekten 'çok güzel ve harika' bir sürüm olacağını belirtti.

17 Kasım 2007 Cumartesi

POP3 ve SMTP

Bir e-posta iletişim protokolü "Post Office Protocol 3"

E-posta gönderilirken SMTP protokolü kullanılır. Söz konusu e-posta, e-posta sunucuları arasında aktarılırken de SMTP kullanılır. Tâ ki alıcı e-postayı okumak istediğinde bigisayarına indirmek için arkaplanda POP3 protokolü kullanılır. Yani, POP3, yalnızca e-postayı almak için ve son kullanıcılar tarafından kullanılır.

E-posta sunucusuyla iletişim sağlamak için genelde aşağıdaki bilgileri girmek gerekir:
Kullanıcı adı / user name / örn: kemalettin veya kemalettin@example.com veya kemalettin%example.com tarzlarından biriyle belirtilir. Hangi tarzın kullanılacağı, sistem yöneticisine sorulmalıdır.
Şifre / password
Giden sunucu adresi / Outgoing mail server (SMTP :E-posta gönderme protokolü (Simple Mail Transfer Protocol), bir e-posta göndermek için sunucu ile istemci arasındaki iletişim şeklini belirleyen protokoldür. Sadece e-posta yollamak için kullanılan bu protokolde, basitçe, istemci bilgisayar SMTP sunucusuna bağlanarak gerekli kimlik bilgilerini gönderir, sunucunun onay vermesi halinde gerekli e-postayı sunucuya iletir ve bağlantıyı sonlandırır.
) / E-posta hangi sunucu üzerinden gönderilecek, IP de belirtilebilir.
Gelen sunucu adresi / Incoming mail server (POP3) / E-postalar hangi sunucudan alınacak, IP de belirtilebilir
Bağlantı Port numarası genellikle 110 olarak yapılandırılır.

GMail ücretsiz POP3 iletişim imkani vermektedir. Yahoo'da com.tr uzantılı adreslere POP3 desteğine başlamıştır.

6 Kasım 2007 Salı

ADSL Başvuru, Kurulum, Çözümler

Modem Ayarları
Tabii ki bazı modellerin kurulum programları yükü oldukça hafifletmektedir, ama biz adım adım ilerleyelim. Modem bilgisayara başarıyla bağlandıktan sonra İnternet Explorer ya da Mozilla gibi kullandığınız İnternet tarayıcısını açın. Adres satırına, http://192.168.0.1 gerin. Modeminiz için doğru adresi kullanma kılavuzu ya da İnternet'ten edinebilirsiniz. Örneğin bazı Corecess modemlerde daha farklı ayarlar gerekmekte, ardından http://10.0.0.2 adresine girilmektedir.
Karşınıza ayarları yapabilmenizi sağlayan modem ara yüzü çıkacak. Türk Telekom, şebekesinde iki farklı altyapı olduğundan söz edebiliriz. 20 Kasım 2003 öncesi dağıtılan portlar, TT'nin Alcatel ağını kullanırken bundan sonra dağıtılanlar tartışmalı bir ihale sonrası NEC sistemine bağlanmakta. Biz, ilk dönem ADSL kullanıcılarının da yeni modem alması, yeni bilgisayarlarına kurulum yapması, vb. olasılıklar nedeniyle aradaki küçük farka da değinelim. Modem arabiriminde 20 Kasım öncesi hattını açtıranlar sırasıyla şu değerleri ayarlamalı:
protocol: PPPoA
Encapsulation: VC-Mux
20 Kasım sonrası hattını açtıranlar ya da bundan sonra başvuracak olanlar ise şu ayarları yapmalı:
protocol: PPPoE
Encapsulation:LLC
Bunun dışında tüm ADSL kullanıcıların yapması gereken diğer ayarlar şunlar: VPI:8 VCI:35 ve DNS NO 1: 212.156.4.4 ile DNS NO 2: 212.156.4.20

Bazı kullanıcıların merak ettiği, yurt dışından getirttikleri ya da satın aldıkları modemi şebekede kullanıp kullanamayacakları. Ortalama bir ADSL modemde doğru VPI ve VCI değerlerinin düzeltilmesi sonrası çoğu modemi burada da kullanabilirsiniz. Bağlantı ayarları yapıldıktan sonra kullanıcı adı ve şifresi TT'nin verdiği değerler olarak girilir. Bu yazı hazırlanırken kullanıcı adı için 19 ile başlayan ADSL numaranızın 19'dan sonra gelen bölümünün ardından boşluk bırakmadan @ttnet yazmanız gerekiyordu. Örneğin numaranız 19877655 ise kullanıcı adınız, 877655@ttnet olacaktır. Şifreniz ise telefon numaranızın bölge kodu eklenmeden yazdığınız 7 haneli bölümüdür. Örneğin numaranız 2129991999 ise şifreniz 9991999 olacaktır. Bağlantı ya da hizmet adına ise istediğiniz bir ismi giriniz, örneğin TT-ADSL gibi.

Sorunlara Çözüm
Bahsettiğimiz şekilde modeminizde sürekli bir yeşil ışık tüm bunlardan sonra yanmıyorsa Türk Telekom 124 data arıza servisini aramalısınız. Tabii oldukça farklı bir modeminiz varsa kullanım kılavuzuna başvurmayı unutmayın.
Unutulmaması gereken, bilgisayarın otomatik IP alması gerektiğidir. Normalde modeminiz ve ayarlarınız böyledir, fakat az önce örnek olarak kullandığımız Corecess modemlerde önce elle IP atanmaktadır, sonra yine otomatiğe dönülmektedir. Unutmanız durumunda, ya da kurulumu siz değil başkası yapmışsa, eksik bıraktıkları sonucunda bu gözden kaçabilir.

Otomatik IP alınıp alınmadığını kontrol için ping atmayı deneyebilirsiniz. Bunun için Başlat menüsünden Çalıştır (Start > Run) tıklanır. Kutucuğa command yazınız. 192.168.0.1 örneğinden devam edersek, karşınıza çıkan siyah ekranda ping 192.168.0.1 yazınız. Eğer modeminiz başka bir IP'ye göre ayarlanmışsa da ping kelimesinin ardından bu numarayı giriniz.

Eğer birkaç defa cevap alırsanız ve bayt, süre bilgileri sunulur, en altta kaybolan=0% olarak gösterilirse modemi görüyorsunuz demektir. Bu aşamada bir sorun yoktur. Fakat ping atınca yanıt gelmiyor, "istek zaman aşımına uğradı" mesajı alıyorsanız, en altta 100% kayıp gösteriliyorsa otomatik IP'ye ayarlamamış olabilirsiniz ya da modeminizin fiziksel bağlantısında sorun olabilir.

Otomatik IP ayarı için Windows XP'de bağlantının özelliklerinden TCP/IP'ye ulaşın. Windows 98'de ise ağ komşularından TCP/IP özelliklerine ulaşabilirsiniz. Ya da Denetim Masası'ndaki Ağ bölümünden faydalanabilirsiniz. Burada "Otomatik olarak bir IP adresi al" seçeneğini işaretleyiniz. İşletim sisteminize göre bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekebilir.

İşlemci Mimarileri...

Mikro işlemciler, mimari (Architecture) sınıfınca gruplandırılırlar. Ortak mimariye sahip işlemciler, aynı komutları tanıdıkları için, aynı yazılımı çalıştırabilirler. Bir işlemcinin tanıdığı komutlar seti, o işlemcinin mimarisinin özelliğini belirleyen en büyük kriterdir. Bir başka özellik de register seti (register set) veya register grubu (register file) olarak bilinir.

Intel ilk x86 çipi olan 8o86’yı 1978 yılında çıkardı. O zamanlarda x86 modeli 6 kuşak evrim geçirdi. (Pentium II, III altıncı kuşak Pentium Pro’nun varyasyonlarıdır) Söz konusu çipteki bu gelişmeler;kronoloji bölümünde tablo olarak verilmiştir. Diğer şirketler de x86 ile uyumlu işlemciler üretmektedirler. Bunlar üstteki tabloda gösterilen AMD, CYRIX (National Semiconductor’a ait), CENTAUR TECHNOLOGY (IDT’nin İştirakıdır) ve RISE TECHNOLOGY. Diğer mimariler ise şöyle sıralanmaktadır: PowerPC, Digital, Compaq, Silicon Graphics’in Mips Rxooo serisi, HP (Hewlett Packard)... vs. bu mimarilerin hiç biri ne kendi aralarında ne de x86 ile uyumlu değillerdir.

Mimariler ortaya çıktıkları dönemin hakim dizayn felsefesini yansıtırlar. X86’nın dünyaya geldiği 1970’lerde, veri saklama cihazları ve hafıza bugünün standartlarına göre çok kısıtlıydı. Bu kaynakları tasarruflu bir şekilde kullanabilmek için CISC diye bilinen bir mimari benimsendi.

1980’lerin sonuna gelindikçe hafızayı tasarruflu kullanma konusu önemini yitiriyordu. CISC’in kısıtlamaları da mühendislerin ellerini kollarını bağlıyordu. Bu sebepten dolayı CISC’a rakip olarak RISC ortaya çıkmıştır. RISC'in sağladığı özellikler sayesinde fetch (komutu hafızaya taşıma), decode (komutun anlamını çözme) ve komutu çalıştırma işlemleri daha kolay yapılmakta idi. RISC’in kötü bir özelliği ise tüm komutları 32 bit olarak kabul etmesidir. Bu durumda 32 bitten kısa olan komutlar daha uzun gözükmektedir ve daha fazla hafıza gerektirmektedir.

RISC komutları sabit bir zaman diliminde işlem görmektedir. Bu da Süperskalar Pipelining özelliğini kullanan işlemciler için önemli bir özelliktir. Pipelining seri üretim yapan bir fabrika tekniği ile çalışır. Basit bir pipeline’da 5-6 aşama olabilir. Süperpipeline’da ise en az 10 aşama bulunur. Bu sayede birden fazla komut birden fazla aşamada işlem görebilmektedir. RISC bu teknige daha uygundur. Çünkü basitleştirilmiş komutlar pipeline’dan pürüzsüz bir şekilde akarlar ve CISC’ın neden olabildiği tıkanmalara yol açmaz. RISC işlemcilerinin başka avantajları da vardır. mesela register‘ları ve register grupları daha büyüktür. Ama bu biraz RISC’in, CISC işlemcilerinin dizayn edildigi zaman mevcut olmayan teknolojik ilerlemelerden yararlanmasindan kaynaklanmiştir.

RISC ve CISC birbirleriyle taban tabana zit degillerdir. Modern CISC işlemcilerinde RISC ilkelerinden bazilari kullanilir. Mesela Intel ve AMD’nin altınca kuşak işlemcileri, karmaşık komutları süperscalar pipeline’larda çalıştırmadan önce bunları daha basit, RISC’e benzer komutlara çevirirler.

İşlemcilerin Seçimi...

Bilgisayar almak isteyenler bu kadar işlemci karşısında ne yapacaklarını bilmezler. Öyle ki şu anda iki düzineden çok fazla seçeneğe sahipsiniz. Intel’in rakipleri, ilgi çekmek için ürettikleri çiplerin fiyatlarını Intel’inkilere göre önemli miktarlarda düşürmek zorunda olduklarindan bu durum onlari degerli kiliyor. Rekabet Intel’in üzerindeki fiyat kırma baskısını arttırdığından, piyasadaki tüm fiyatların düşmesine de neden oluyor. Böylece geniş işlemci seçenekleri arasında size uygun olan fiyat/performans oranını seçebiliyorsunuz. Yine de en iyi işlemciyi seçmede sizi pek çok tuzak bekliyor. Bu işlemcilerin bilgisayara takılması pek anlam ifade etmemekte. Çünkü her işlemci bir uygulamadan bir diğerine bayağı farklılık gösteriyor.

29 Ekim 2007 Pazartesi

Ağ Güvenlik Türleri

Ağ güvenliği için dört ana kategori vardır:

· Fizikselgüvenlik · Kullanıcı güvenliği
· Dosya güvenliği · Davetsize karşı güvenlik

Ağınızın büyüklüğü ne olursa olsun, bu kategorilerin hepsi hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Ancak bunlardan biri veya diğerinin göreli önemi, ağın boyutu değiştikçe değişecektir.

Fiziksel Güvenlik
İster ağ sunucusu, ister masaüstü iş istasyonu, isterse taşınabilir bilgisayar veya bir alışveriş merkezindeki ortak erişim terminali olsun, her bilgisayarın fiziksel olarak güvende olması gerekmektedir. Bilgisayarı fiziksel olarak alıp götürebilen biri, verinize erişim kazanabilir. Yine de bu, tüm bilgisayarlarınızı sürgülemeniz anlamına gelmez. Fakat, ağ sunucularının konumuna karar vermek, biraz daha fazla özeni gerektirmektedir. Çok fazla yürümemek için bu yerin yakın olması iyi olur. Kapısı kitlenen, iyi havalandırılmış, iyi aydınlatılmış bir oda bu iş için uygun olacaktır.

Kullanıcı Güvenliği
Kullanıcı güvenliğinin iki yönü vardır:

· Kullanıcıların gerek duydukları kaynaklara erişimini kolaylaştırmak.
· İşlerini yapmaları için gerekli olmayan kaynakları ise, kullanıcılardan uzak tutmak ve hatta gizlemek. Bu kaynaklar, hem işletmenin en gizli bilgilerini, hem de diğer kullanıcıların kişisel varlıklarını kapsar.

Mümkün olduğu kadar, ağa ve ağ kaynaklarına erişim için kullanıcıların sadece bir kez girmeleri gereken, tek bir parolayı anımsamaları iyi oluuur. Buna karşın, yüksek derecede hassas kaynaklara erişim için ikinci bir parola girme zorunluluğu, bu kaynakların gizlilik özelliğini pekiştirir. İnsanlar iki veya üç parolayı anımsamayabilirler. Fiziksel yerleşimle birlikte ağınızın mantıksal düzenini de planlamanız, daha sonra karşınıza çıkabilecek pek çok güvenlik ve yönetim sorunlarından sizi kurtaracaktır. Etki alanlarının, basit fiziksel yakınlık yerine kişi ve nesnelerin mantıksal gruplamalarını içereceği biçimde düzen planlanır.

Dosya Güvenliği
Dosya güvenliğini sağlamanın iki yolu vardır:

· Dosya erişimini denetlemek · Dosya bütünlüğünü korumak

Hem veri hem de belge dosyaları yapılandırılmış biçimde veri içerir, ancak belge dosyaları genellikle insanlar tarafından okunabilirken, veri dosyaları bir program tarafından yorumlanmalıdır.

Microsoft Windows NT Server sürüm 4 hem klasör hem de dosya düzeyinde erişimi denetlemenize olanak sağlar. Böylece,bir klasöre tam erişimi olan biri, o klasördeki bir dosyaya erişemeyebilir veya bunun tam tersi. Ancak bu sadece, NTFS dosya sistemini seçmişseniz mümkün olabilr. Aslında,Windows NT'deki izinler, herhangi bir dosyaya atanabilen bileşimlerdir. Kişisel dosya özellikleri şunlardır:

· Read (R) · Write (W) · Execute (E) · Delete (D) · Change Permissions (P) · Take Ownership (O) Ayrıca, yetkilendirilmemiş erişim denemelerini önleyecek şekilde hassas ve gizli dosyaları denetlemek gerekir.

Program dosyaları
Program dosyaları ve onları içeren klasörler, hemen her zaman Read'e ayarlanmalıdır, çünkü kullanıcılar nadiren yazmaya gerek duyacaklardır. Ayrıca Read erişimi, kullanıcıların kasıtlıı veya kasıtsız olarak dosyaların silinmesi, üzerine yazmasını ya da virüs getirmesini önler. Bununla birlikte, bütün dosyaları Read'e ayarlamak da yeterli değildir, çünkü bir klasöre Change Permissions erişimi olan bir kullanıcı, klasördeki herhangi dosya için erişimi değiştirebilir.

28 Ekim 2007 Pazar

İŞLETİM SİSTEMLERİ ÖZETLERİ KATMANLAR

OSI (Open System Interconnection)

ISO tarafından öngörülmüş, karmaşıklığı azaltmak için uygulanmış katmanlar sistemi. Prensipleri;

· Her tabaka için belli bir fonksiyon tanımlanmalı. Farklı bir seviye ayrılması gerektiğinde başka bir katman eklenmeli.

· Katmanların uluslar arası standartları olmalı.

· Bilgi akışı minimize edilmeli.

· Optimizasyon sağlanmalı.

FİZİKSEL KATMAN

Donanımsal yapıya bağlantı sağlar.

VERİ BAĞLANTISI KATMANI

Veriler data frame denilen veri pencerelerine bölünerek gönderiliyor, karşılığında karşıdan onay pencereleri olmuyor. 100 – 200 bayt her pencerenin başına özel bit desenleri ekleyerek karışıklık önleniyor. Gönderilen ve okunan pencereler çakışmamalı.

TAMPON BELLEK

Gönderilen bilgilerin kapasite farklılıklarıyla uyuşmazlıklar olmasın diye kullanılır.

AĞ KATMANI

Veri bağlantısı katmanında yapılan işlemlerin denetimiyle yükümlüdür. Kapasite çakışmaları burada engellenir.

FATURA DENETİMİ

Ağı ne kadar kullandıysan o kadar para verirsin. Ne kadar bilgi alınmış, gönderilmiş gibi bilgileri kayıt eder, denetler.

· Farklı kullanıcılar, alıcılar tarafından farklı protokol olabilir, ağ tabakası çözer.

· Bazı kullanıcılar belli büyüklükteki paketlerin dışındakileri kabul etmeyebilir, bu sistemle çözülür.

· Önemli görevi: Paketlerin yönlendirilmesi, rotasını şaşıran paketler aynı yoldaysa performans düşecektir bunu önler.

TAŞIMA KATMANI

Temel fonksiyonu oturum katmanından verileri alıp, parçalara bölüp, ilgili yerlere göndermek bazen bölmek (bölersen performans ve maliyet artar) yerine birleştirmek (birleştirme performans ve maliyet azalır) gibi işleri yapar. Alıcı ve verici bilgisayarlar arasında hız farkı olabilir. O zaman gönderen hızlıysa alıcı yavaşsa trafiği düzenlemek gerekecektir. Kaynaktan hedefe gönderilen bilginin içinde mesaj başlıkları, denetim mesajları bilgi kaybı olmadan gönderilir.

OTURUM KATMANI

Uzaktaki zaman paylaşımlı bilgisayar sistemine bağlanmak istediğinizde belli bir giriş izni alınıyor. Makineler arasında kullanıcılara oturum açılıyor. Dosya transferi sağlıyor. Tek ve çift yönlü veri akışına izin veriyor. Tek yönlü bilgi akışı olacaksa gönderme işleminin sırasını belirtiyor. Senkronizasyon hizmeti de verir.

SUNUM KATMANI

Birçok sunucu, verileri belli kodlar altında gönderirler. Karakter dizileri gibi verilere çevirir, standarda gitmek gereklidir.

AWARD CMOS SETUP AYARLARI

Setup ayarları biraz karışık gibi görülsede bu konu hakkında her kullanıcının bir miktar bilgiye sahip olması gerekir. İşte elinizdeki bu notlar bu amaçla hazırlanmıştır. Cmos Setup ‘ a girmek için çoğu bilgisayarda ilk açılış esnasında klavyedeki DEL düğmesine basmak yeterlidir. Bazı bilgisayarlarda ESC , bazılarında ise CTRL + ESC tuşlarına basmamız gerekebilir. Açılış esnasında setupa girmek için gerekli tuş kombinasyonu ekranda kısa bir süre görüntülenmektedir.

Setup programı açıldığında karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecektir.

Yukarda ilk karşımıza çıkan bu menüye biz ana menü diyoruz. Şimdi ana menüdeki bu komutlara bir göz atalım.

Ø Standart Cmos Setup : Bu sayfada standart bazı ayarlar bulunmakta sistem tarihi ve saati , sürücü tanımlamaları gibi.

Ø Bios Features Setup : Bu kısımda işlemci ile ilgili yapılandırma seçenekleri ,bellek yapılandırma seçenekleri , ekran yapılandırma seçenekleri bulunmaktadır.

Ø Chipset Features Setup :Bu kısımda ise anakartın işllerliğini sağlayan chipset dediğimiz işlemcilerin yapılandırılması yapılmaktadır.

Ø Power Management Setup :Bu kısımda bilgisayarın gelişmiş güç yönetimi özelliklerinin kontrolü sağlanmaktadır.

Ø PNP/PCI Configuration :Burada ise bilgisayara bağlanacak tak çalıştır aygıtlar ile ilgili yapılandırmalar bulunmaktadır.

Ø CPU Speed Settings : Burada ise işlemci hız ayarlamaları yapılmaktadır.

Ø Integrated Peripherals :Anakarta bağlanacak kabloların ve giriş çıkış portlarının yapılandırılmaları bu kısımda mevcuttur.

Ø Load Bios Defaults :Bu seçenekte kullanıcı bilgisayarı fabrika ayarlarına döndürerek bilgisayarın minimum performansla çalışmasını sağlar.

Ø Load Setup Defaults :Burada ise sistemin maximum performansla çalışabilmesi için gerekli ayarlar kendiliğinden yapılır.

Ø Supervisor / User password :Bilgisayarı ve setup bölümüne belirili kişilerin ulaşabilmesi için parola tanımlamaları mevcuttur.

Ø IDE HDD Auto Detection :Burada bilgisayara bağlanmış sabit disklerin otomatik olarak tanınması için gerekli ayarlar mevcuttur.

Ø HDD Low Lewel Format :Sabit diske düşük seviyeli format atmak için kullanılır.

Ø Save / Exit Setup :Yapılan ayarlamaların kaydedilip , setuptan çıkmak için kullanılır.

Ø Exit Without Save :Yapılan ayarlamaların kaydedilmeden setuptan çıkılması için kullanılır.

6 Ekim 2007 Cumartesi

Donanım Hakkında Sıkca Sorulan Sorular..

1) Şuanda piyasadaki en iyi işlemci hangisi? Amd mi p4 mü tercih edilmelidir?
• Butceye ve kullanim alanina gore degisir.

2) Piyasada fiyat+performans a bakıldığında hangi anakart daha iyi oluyor?
• Secilen prosesore ve butceye gore degisir.

3) SATA ve RAID ne işimiz yarayabilir?
• SATA yeni teknoloji olup 150 MBps transfer hizi saglamaktadir. ATA’lardan hizlidir. UATA’lar max olarak 133 MBps transfer hizina sahiptir. RAID’de 0+1 ozelligi sayesinde 2 ayni diski 1 disk gorup koydugunuz dosyalari 2’ye bolup her iki diske koyar ve boylece o dosyayi actiginiz zaman, acilan dosya 2 kanaldan acilarak daha hizli ve performans artisi yaratacaktir.

4) Ekran kartı,lan ve ses kartı onboard olursa ne olur?
• Artik LAN kartlari o/b olarak yapiliyor. Cok Farketmedigi icin cok onemli bir factor degildir. Eger ses kalitesine bakiyorsaniz O/b sizing isinize cok yaramiyacaktir, ama gunluk kullanim icin normal ve ideal bir secim. Ekran karti en onemlisi, O/b ekran karti bulunan anakartlar bircok kullanici tarafindan begenilmemektedir. Cunki gunumuzde oyunlar icin yeterli degildir, ve performansi cok dusuren bir faktordur.

5) Hangi ekran kartı tercih edilmeli fiyatlara ve performansa bakıldığında?
• Ekran kartlarina harcadigniz para cok onemlidir, bazi kartlar pahali olmasina ragmen verdigi performans dusuk olabilir, ondan dolayi verilen miktara ve istediginiz performansa bakarak karar verilmelidir.

6) Oem ram ile markalı ramler arasında çok büyük fark var mı?
• OEM markalar tercih edilmez. Cunku yapilirken ucuz malzemeler kullanilmistir. Ama Bazen KINGSTON OEM MEMORY gordugunuzde bu demektirki sadece ram gonderiyorlar.. Kutunun icinde cikan exstra malzeme olmadan.

7) İşlemcide bulunan 400 veya 800 mhz FSB nedir?
• FSB’nin acilimi Front Side Bus’tir. Bu Anakartinizin calistigi hizi gostermektedir. Ayrica Prosesor’un anakartin uzerinde yaptigi transferlerin hizini gostermektedir.

8) İşlemcideki cache ne etki yapar 512 veya 352 kb olması?
• Cache’ler onbellegi gosteren terimdir. Yuksek olmasi iyidir..Zaten gunumuzdeki CPU’larda L1 Cache ve L2 Cache olmak uzere 2 cesit on bellek vardir.

9) 266 Mhz ram ile 400 Mhz lik ram arasında ne gibi farklar vardır?
• 266mhz’lik Ram ile 400mhz’lik arasinda hiz farki vardir. Her anakart ve prosesore bagli hizlara gore calisirlar. Anakart, CPU ve Ram’lerin ayni hizda calismasi cok onemli dir performans acisindan.

10) Bir işlemcinin ısınması kaç derece olmalıdır?
• Islemcinin modeline ve Core’sine gore degisir.

11) VIA veya Nforce chipset olması bir anakartın neyi değiştirir?
• Chip Farki olur. Nforce2 chipsetli anakartlar daha basarili O/c olup daha stabil calisirlar.

12) Agp 8x ile Agp 4x arasında ne gibi fark vardır? 4x bir kart 8x anakart a takılabilirmi?
• AGP 8x ile AGP 4x arasinda Voltaj ve transfer hizi farki vardir. Bu hiz farki gozle gorulmeyecek kadar az bir artis. AGP 8x’li kartlar genellikle AGP 4x ve 2x ile calisabilecek durumdadirlar. Bazi AGP 8x kartlar ozel olarak AGP 8x icin yapilmis, 4x ve 2x de calismayabilirler. Ama Manual’e bakmayi unutmayin.

13) Win XP de 2 tane 120 GB Harddiski kullanabilirmiyim?
• BIOS’unuz kaldirabiliyor ise evet. Eger kaldirmiyor ise BIOS’unuzun en son surumune Update yapin. Ilk yapisiniz ise nasil yapildigi konusunda arastirin. Bu is baya risklidir.

14) DUAL CHANNEL nedir ve ozelligi nedir ?
• Ilk once DUAL CHANNEL ozelligini kullanmak isterseniz anakartinizin desteklemesi gerekiyor. Single Channel'da Memory'nin kullandigi data yolu 64-bittir.Dual Channel ile 2'ye katlanip (64x2) 128-bit'e varir..Boylece Memory Bandwith'i 2'ye katlanip PC3200'den (3.2 GB/s) , PC6400 (6.4 GB/s)'a cikar.. Dual Channel ile memory bandwith'ini arttiriyorsunuz.. Bu DDR800 Degildir, bircok kullanici bunu DDR800 olarak karistirir. Dual Channel, Amd Athon XP'lerde cok fazla hiz artisina sahip olmuyor, fakat S939 Athlon64'ler bu Extra Bandwith'te hayir demezler.. . Dual Channel Pentium 4 icinde baya iyi performans arttiriyor.

Lazer yazıcıda kağıt sıkışması

Herşeyden önce, kağıtları kullanım kitabında belirtilen şekilde yazıcıya yüklediğinizden emin olun. Ayrıca kullandığınız kağıt tipinin yazıcınız için uygunluğunu yine kullanım kitabından kontrol edin. Lazer yazıcılarda toneri sabitleştirmek amacıyla kağıda ısı uygulanır, ucuz ve kalitesiz kağıtlar ısındığında kıvrılarak sıkışmaya neden olabilir. Bu nedenle fotokopi makineleri ve lazer yazıcılar için üretilmiş özel kağıtlardan kullanmalısınız. Bu tip kağıdın fiyatı biraz daha yüksektir, ancak ucuz kağıt kullanmak uzun vadede daha pahalıya gelecektir. Fotokopi kağıtlarından en iyi verimi almak için, kağıdın paketinde işaretle belirtilmiş taraftaki yüze baskı yapmayı unutmayın. Eğer lazer yazıcıdan çıkan kağıda tekrar baskı yapacaksınız, kağıdın ilk baskıda kıvrılmamasını sağlayın. Bunun için kullanım kitabına bakarak, kağıdın düz bir yol izleyeceği şekilde yazıcıyı ayarlamalısınız.
Kağıt sıkışmasıyla çok sık karşılaşıyorsanız, sorunun kaynağı kağıdın yazıcı içinde izlediği yolda olabilir. Burada etiketlerden kaynaklanan bir yapışkanlık bulunabilir. Ayrıca yazıcınızın içindeki silindirler veya kağıt besleme mekanizmasında aşınma meydana gelmiş olabilir. Bu durumda yazıcıyı servise götürmelisiniz. Bazı parçaları temizletmeniz veya yeniletmeniz gerekebilir.

2 Ekim 2007 Salı

Güvenlik kartını nasıl pasif hale getireceğim?

Bilgisayarınız açılırken gelen 3sn süren ekran görüntüsünde, Ctrl tuşu ile birlikte Home

tuşuna basıp çıkan ekrana yönetici şifrenizi girmelisiniz. Şifreyi girdikten sonra çıkan

ekrandan Cnin üzerindeki tik işaretini kaldırmalısınız. Bu şekilde yaptıktan sonra Harddisk üzerinde yaptığınız tüm değişiklikler kayıt olacaktır.

Projeksiyonum açık fakat tahtaya hiç bir görüntü yansımıyor, ne yapmalıyım?

Eğer projeksiyonunuz ık ve ekrana görüntü gelmiyor, projeksiyon cihazının üzerindeki lamp ışığı yanıyorsa projeksiyon ampulünüzün ömrü bitm veya arızalanmıştır. yle bir

durumla karşılaştığızda projeksiyon ampune üretici firma BENQ tarafından verilen lamba garantisi 6 ay olduğu için, projeksiyon cihazının okula teslim edildiğinde düzenlenen ayniyat makbuzunun düzenleme tarihini kontrol edin, eğer bu tarihe göre 6 aylık süre dolmadı ise bu ampü üretici firma tarafından garanti dahilinde değiştirebilirsiniz, eğer bu tarihe re 6 aylık garanti süresi doldu ise lamba değişimi ücretli yalmak zorunda olacaktır.


Bu lamba değişimi BENQ yurt dışı teknik servisi tarafından yapılmaktadır. İşlemin en hızlı

bir şekilde yapılabilmesi için projeksiyonu varsa orijinal yoksa sağlam bir şekilde paketleyip

bir etiketin üzerine arızasını yazıp ve projeksiyonun üzerine yapıştırıp, en yakın ARAS KARGO şubesini çağırıp ÜCRETSİZ (kargo bedeli Probil tarafından karşılanacaktır)

bir şekilde servis merkezine gönderebilirsiniz. Sevis merkezimize projeksiyon ulaştıktan sonra onarılıp, ay şekilde ücretsiz bir şekilde kargo ile okulunuza gönderilecektir. Projeksiyonun onarımı ve/veya değişimi 10 gü içinde gerçekleştirilecektir.

26 Eylül 2007 Çarşamba

Casus Yazılımları Temizlemek

Pek çok istenmeyen yazılım (casus yazılım gibi) kaldırılması zor olacak şekilde tasarlanır. Bu yazılımı diğer programlar gibi kaldırmaya çalışırsanız, bilgisayarı yeniden başlattığınızda program yeniden görünebilir. İstenmeyen yazılımı kaldırma konusunda sorununuz varsa, bu işlemi sizin için yapacak bir araç yüklemeniz gerekebilir.

Çeşitli şirketler tarafından bilgisayarınızda casus yazılım ve diğer istenmeyen yazılımları arayan ve bunları kaldırmanıza yardımcı olan ücretsiz veya ucuz yazılımlar sağlanmaktadır. Bazı Internet Servis Sağlayıcıları’nın (ISS) hizmet paketlerinde casus yazılıma karşı olan yazılımlar vardır. ISS’nize danışarak, önerebilecekleri veya sağlayabilecekleri bir araç olup olmadığını öğrenin. ISS’niz casus yazılımları ve diğer istenmeyen yazılımları kaldırmak için bir araç sunmuyorsa, güvendiğiniz kişilerin önerilerini sorun veya iyi olduğu bilinen birkaç aracı bulabileceğiniz aşağıdaki listeye bakın. Bu araçları kullanarak istenmeyen yazılımı kaldırdığınızda, bununla birlikte gelen ücretsiz programı artık kullanamayacağınızı aklınızda bulundurun. Casus yazılımı kaldırmak için:
1. Aşağıda listelenen kaldırma araçlarından birini karşıdan yükleyin ve kurun.
2. Bilgisayarınızdaki casus yazılımları ve diğer istenmeyen yazılımları taraması için aracı çalıştırın.
3. Aracın casus yazılımlar ve diğer istenmeyen yazılımlarla ilgili olarak bulduğu dosyaları gözden geçirin.
4. Aracın yönergelerini izleyerek kaldırma işleminin uygulanacağı şüpheli dosyaları seçin.
Bilgisayarınızdaki istenmeyen yazılımları saptamanıza ve kaldırmanıza yardımcı olabilecek iyi olduğu bilinen birkaç araç aşağıda verilmiştir:
Casus Yazılım Temizleme Programları

1.

Spybot - http://spybot.safer-networking.de/
2.

Adaware - http://www.lavasoftusa.com/

Casus Yazılımları Listeleyen Siteler

SpywareGuide - Spyware Search

Spybot Knowledgebase / Threats List



19 Eylül 2007 Çarşamba

Office 2003: Servis Paketi 3 hazır

Microsoft, Office 2003 sistemi için yeni servis paketini indirmeye sundu...

Microsoft bugün Office 2003 için Servis Paketi 3'ü yayımlamak istiyor. Paket her şeyden önce ufak bugları ortadan kaldırıyor; Office 2007, Internet Explorer 7 ve Windows Vista ile uyumluluk sorunları gibi. Ayrıca Office 2003'ün Fast-Save özelliği devre dışı bırakılacak.

Cnet'in haberine göre, bu özellik güvenlik sebebiyle kilitlenecek. Fast Save tüm doküman yerine sadece dokümanın bir önceki versiyonunda meydana gelen değişiklikleri kaydediyordu. Dosyalar bu yöntemle hızlıca kaydedilebiliyordu. Buna rağmen doküman yorum, eski versiyonlardan kalma silinmiş metinler ve yazar hakkında bilgi gibi meta dosyaları barındırıyordu. Bu özelliğin devre dışı bırakılması ile dokümanlar topluca kaydedilecek ve gizli veriler içeriğe dahil edilmeyecek.

Download: Office 2003 Service Pack 3

12 Eylül 2007 Çarşamba

BİOS HATA MESAJLARI

1) Bir uzun iki kısa beep:
Ekran kartınızda bir sorun var. Ekran kartı kablosu yerinden çıkmış olabilir yada ekran kartınız bozuk.

2) Tek kısa beep:
Anakartın bellek tazeleme devresi sorunlu

3) CMOS Battery has failed:
CMOS pili zayıflamış. Değişmesi gerekir.

4) CMOS checksum error
CMOS'un bozulduğunu gösterir. (CMOS pili bozuk veya zayıf olabilir)

5) Disk boot failure, insert system disk and press enter
Sistem boot edemiyor. HDD bağlantısında sorun olabilir, HDD aktif partition tanımlanmamış olabilir, biostan HDD tanımlanmamış olabilir, HDD bozuk olabilir, HDD nizin system dosyaları silinmiş olabilir.

6) Keyboard error:
Sisteme bağlı bir klavye yok. Klavyenin kablosu hatalı takılmış olabilir, klavye bozuk olabilir, klavye girişinde sorun olabilir.

7) Primary Slave Failed:
Hatalı HDD tanıtımı. Yada daha önceden bilgisayara takılı olup daha sonra çıkarılan ve biostan kaldırılmayan hddler söz konusu olunca böyle yapar.

8- Floppy Disk Failed:
Disket sürücünüze erişelimiyor. Kablolarının düzgün takılıp takılmadığından emin olun. Eğer değiştrincede hata devam ediyorsa sürücünüzde sorun vardır.

9) Cache memmory bad, or not enabled cache !:
Cache bellek bozulmuş olabilir. Yada cache bellek anakart ile uyumsuz.

10) DMA Error:
Doğrudan Erişimli Bellek devrelerinde sorun var. Anakartı değiştirin.

Windows Hata Mesaları


Bilgisayar mesajı: INSERT BOOTDISK, PRESS ANY KEY

Bu durumda sabitdisk üzerinde işletim sistemi bulunamamıştır. İşletim sistemine ait bir dosyayı (örneğin, IO.SYS, MSDOS.SYS) silmiş olabilirsiniz veya sabitdiskin açılış sektörü arızalanmıştır. Bu hata mesajının nedeni bir virüs de olabilir.

1. İlk olarak bilgisayarı bir kez daha kapatın.
2. İlk yardım veya Windows açılış disketini sürücüye yerleştirin ve bilgisayarı tekrar çalıştırın.
3. Bilgisayar disketten açıldıktan sonra A: sürücüsünü gösteren DOS komut satırı ekrana gelecektir. şimdi “sys C:” yazın ve bu sürücüye geçmek için [Enter] tuşuna basın. Bu sayede sabitdiske yeni bir açılış sektörü yazılacak ve sistem dosyaları yeniden yükleneceklerdir
4. şimdi, üzerinde DOS anti virüs yazılımı bulunan bir disket yerleştirin ve sabitdiski tarayın.
5. Eğer virüs bulunamazsa, bilgisayarınızı artık sabitdiskten çalıştırabilirsiniz. Aksi takdirde sisteminizdeki virüsü temizlemelisiniz.

Bilgisayar mesajı: NON SYSTEM DISK

Bu mesaj, A sürücüsünde bir disket bulunduğu zaman ekrana gelir. Yapmanız gereken tek şey disketi çıkartmak ve bilgisayarı yeniden çalıştırmaktır.
Eğer bilgisayarınızın açılış sırasında ilk olarak sabitdiskle çalışmasını istiyorsanız, “A:, C:” şeklinde olan BIOS’daki açılış sırasını “C:, A:” olarak değiştirmelisiniz. Bilgisayar, ancak bu değişiklikten sonra sabitdiski kullanarak açılacaktır. Bunun için aşağıdaki işlemleri uygulayın:
1. Bilgisayarı yeniden başlatın ve BIOS Setup’ı açın.
2. Aradığınız özelliği ADVANCED CMOS SETUP menüsü altında bulabilirsiniz. Açılış sırasını SYSTEM BOOT UP SEQUENCE satırından değiştirebilirsiniz. Aşağı yukarı ok tuşlarını kullanarak bu seçeneği işaretleyin ve [Page Up] ve [Page Down] tuşlarını kullanarak istediğiniz açılış sırasını belirleyin.
3. Yaptığınız değişiklikleri kaydedin ve BIOS’dan çıkın. Bunun sonucunda bilgisayar yeniden başlatılacak ve sürücü içerisinde bir disket unutsanız dahi sizi rahatsız etmeyecektir.


2.4.12 Bilgisayar
mesajı: C: DRIVE ERROR
BIOS Setup’ındaki sabitdisk bilgileri yanlış girilmiştir. Bunun sonucunda açılış sırasında bir dizi hata mesajı ekrana gelir:

C: DRIVE ERROR

Press to Resume

İşletim sistemi yok

Sistem yok veya sürücü hatası
Değiştirin ve herhangi bir tuşa basın


Dikkat! Veri kaybı tehlikesi!
CMOS Setup’da yanlış sabitdisk parametreleri girilmişse, FORMAT komutu çalıştırıldığı zaman sabitdisk de yanlış parametreler kullanılarak biçimlendirilecektir. Bu, eğer bilgisayarınızda 20 GByte’lık bir disk mevcutsa ve CMOS Setup’da bu disk 10 GByte görülüyorsa, sabitdiskiniz sadece 10 GByte’lık bir disk olarak biçimlendirilecektir. Bunun sonucunda disk üzerindeki veriler tamamen kaybedilir. Yukarıda anlatıldığı gibi ilk olarak BIOS’daki sabitdisk parametrelerini kontrol edin ve gerekli değişikleri yapın. Sabitdiskiniz bundan sonra sorunsuz olarak çalışacaktır.
2.4.13 Bilgisayar mesajı: CONTROLLER FAILURE, HARDDISK FAILURE veya HDC
FAILUREHDC
Hard Disk Controller ifadesinin kısaltmasıdır. Bu hata mesajı normalde arızalı bir sabitdisk anlamına gelir. Ancak hata, arızalı bir sabitdisk kontrolörü veya daha da kötüsü (ancak seyrek karşılaşılan bir durumdur) arızalı bir anakart anlamına da gelebilir.1. Bilgisayarınızı tekrar kapatın ve açın. Eğer aynı hata mesajı bir kez daha ekrana geliyorsa, ciddi bir donanım arızası ile karşı karşıyasınız demektir.

2. Bilgisayarın kasasını açın ve sabitdisk kontrolörün yuvasına tam olarak oturup, oturmadığını kontrol edin. Eğer şanslıysanız sorunu bu şekilde çözebilir ve bilgisayarı yeniden başlatabilirsiniz.

Eğer hata mesajı halen

Ekrana geliyorsa, sorunun kaynağı biraz önce de söylendiği gibi kontrolör, sabitdisk veya anakart olabilir. Disket sürücü kontrolörünün, sabitdisk kontrolörü ile yan yana bulunduğu kombi kartlarda ise birinin arızası diğerini etkilemeyebilir. Yani sistemi disket sürücü ile açmak halen mümkün olabilir.

7 Eylül 2007 Cuma

RAM'a İnce Ayar


DDR400, nam-ı diğer PC3200 RAM, daha önce uyumsuzluk problemlerinden ve performans iyileştirmelerinin eksikliğinden mustarip olmuştu. Resmi bir standart olmadan RAM ile anakartı birbiri ile uyuşturmak, gözü bağlı poker oynamaya benziyordu.

Kabul etmek gerekir ki, hızlı DDR400 RAM hala problemlerden tümüyle arınmış değil. Eski DDR-1 teknolojisi 400 MHz bellek hızlarını görünce tuğla duvara toslamış boğa gibi oluyor. DDR-2 standardı çıktığında RAM yongaları tamamen yeni bir tasarıma sahip olacak, bellek kartının yerleşimi değişecek ve sinyal voltajı azalacak - bu da 667 MHz'e varan saat hızlarının mümkün olacağı anlamına geliyor. Ancak bu teknolojiyi 2003 sonuna dek beklemeyin. O zamana kadar sahip olduğunuz DRAM belleğin performansını son damlasına kadar kullanmak veya stabilite sorunlarını aşmak için BIOS ayarlarınızı optimize edebilirsiniz.

Eski sistemler de yeni modüllerden fayda sağlayabilir. DDR400 modülleri 400 MHz'lik (200 MHz) en yüksek veriyolu frekansında çalıştıramasanız bile, daha düşük saat hızlarında zamanlamalarını düşürerek daha yüksek performans elde edebilirsiniz. Hızlı bellek modülleri bu iş için idealdir. Genelde "CAS Latency" veya "RAS-to-CAS delay" değerlerini düşürmeniz sisteminizin performansına daha yüksek bir bellek çalışma hızı seçmenizden daha fazla katkıda bulunur. Bu yazıda bellek zamanlamaları ile ilgili kavram ve teknolojileri açıklayacak, bazı ince ayarlarla ilgili öneriler getireceğiz. Bu yazıdaki bilgiler DDR333 ve DDR266 RAM standartları için de geçerlidir.

Hızlı RAM modüllerinin cazibesi, bazen eski sisteminizle de bellek veriyolu hızını yüksek tutabiliyor olmanızda. Örneğin DDR400 belleği, AMD işlemcilere yönelik VIA KT333 veya KT400 yongasetli bir anakarta takabilirsiniz. Bu yongasetleri yeni RAM standardını (DDR400) resmen desteklemese de, BIOS menülerinde bellek saati hızını DDR333'ten DDR400 seviyesine yükseltecek seçenekler bulabilirsiniz.

Ancak sitem 400 MHz bellek hızı ile stabil çalışmıyorsa, frekansa ince ayar çekmeyi unutabilirsiniz. Bellek saat hızı FSB (Front Side Bus) hızı ile orantılıdır ve sadece DDR333, DDR400 gibi büyük aralıklarla ayarlanabilir. Bu ayar normalde FSB saat hızına orantılıdır; FSB hızı 333 MHz iken 3/3 DDR333, 4/3 ise DDR400 bellek hızına karşılık gelir. RAM saat hızının daha küçük aralıklarla artırılabilmesi için, çoğu anakartta birer MHz aralıklarla değiştirilebilen FSB hızını artırmanız gerekir.

Öte yandan AMD Athlon XP işlemcili bir sistemde bellek saat hızını artırmanın avantajı pek yoktur. Hatta FSB hızı 333 MHz iken bellek hızını 400 MHz'e ayarlamak performansı düşürebilir. Bunun yerine, BIOS'ta bellek zamanlama parametrelerini değiştirerek daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.

Virüslerden korunma yolları nelerdir?

En iyi korunma yolu, şüpheli programları, güvenmediğiniz internet sitelerinden aldığınız programları hemen kontrol etmeden çalıştırmamak. Dışarıdan bir program aldığınızda "MUTLAKA BİR VİRUS TARAYICI İLE" kontrol edin.

Ancak, bu korunma önlemi de yetmeyebilir. Virüsler yanında, çalıştırdığınızda bilgisayarınızın önemli dosyalarını silen, disklerinizi formatlamaya çalışan ve ilk anda yararlı gibi görünen (söz gelimi ilk anda bir oyun programı olduğunu sanırsınız) programlar da var. Bu programlar, genellikle, illegal programların bulundugu birtakım kontrolsüz FTP sitelerinde, web sitelerinde bulunmaktadır. Bu tip programların dağıtıldığı önemli yerlerden biri de haber gruplarıdır (usenet news). Aldığınız bir mailin sonuna eklenen ve "lütfen ilişikteki kısa programı çalıştırın, size çok güzel bir yeni yıl kutlaması mesajı veriyor" gibi bir mesaj görür, eklenmiş programı alır ve çalıştırırsanız başınız muhtemelen dertte olacak demektir. Programı alırsınız, içinden hiç virüs çıkmaz. Ama, aldığınız program, çalıştırıldığında, aslında makinanıza ciddi zararlar veren bir algoritmayı doğrudan çalıştırıyor olabilir. Bu yüzden, çok dikkatli olmak lazım. Son pişmanlik fayda etmiyor.

Önemli dosyalarınızın (sistem dosyaları, önemli kişisel dosyalar vb) yedeklerini almaya çalışın. Ve de süpheli bir şekilde aldığınız bir programı hemen silin.

Bilgisayarınıza, eger imkanınız varsa, bir virüs koruyucu kalkan programı yükleyin. Bu da, sizi bir miktar koruyacaktır. Bu programların seçenekleri ile biraz oynayarak tam kullanımını öğrenin. Bazıları, disk formatlama, dosya silme vb gibi konularda kullanıcıyı uyaran özelliklere sahiptir.

5 Eylül 2007 Çarşamba

Bilgisayar Kilitlenmesi

Bilgisayar, hafızayı sayarken kilitleniyor
Bilgisayar, daha önce de bahsedildiği gibi açıldıktan kısa bir süre sonra kendisini test eder. Test sırasında varolan sistem hafızası da sayılır ve basit bir kontrol gerçekleştirilir. Eğer bilgisayarınız sistem hafızasını sayarken kilitleniyorsa, kullandığınız hafıza modüllerinden birinin arızalı olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Kontrol etmek için biraz zaman ayırarak arızalı hafıza modülünü tespit edebilir ve yenisi ile değiştirebilirsiniz. Bunun için en azından iki hafıza Bank’inin (Küme) dolu olması veya bir rezerve modüle sahip olmanız gerekiyor. Yapmanız gerekenleri dört tane 4 MByte SIMM modülünün kullanıldığı bir bilgisayar üzerinde açıklamaya çalışalım:

1. Bilgisayarınızı, uygun araçları kullanarak elektrostatik yüklenmelere karşı koruyun.

2. Bilgisayarınızı kapatın, kasasını açın ve arızalı olması muhtemel ek kartları çıkartın.

3. Bir numaralı kümedeki (ilk küme sıfır numaralıdır, hafıza kümelerinin numaralarını öğrenmek için gerekirse el kitapçığına bakabilirsiniz) hafıza modülünü çıkartın. Bu sırada SIMM çerçevelerindeki çentiklere zarar vermemeye dikkat edin. Aksi takdirde hafıza modülü yerine tam olarak oturmayacak ve bilgisayarın çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilecektir.

4. Bilgisayarı yeniden başlatın. POST, 4 MByte’ın eksik olduğunu fark edecek ve bir hata mesajı verecektir.

5. Bilgisayarın Setup’ını açın. BIOS uygun değişiklikleri kendisi yapmadıysa, hafıza ayarlarını yenileyin. Hafıza büyüklüğü ile ilgili seçenekler genellikle STANDART CMOS SETUP başlığı altında bulunurlar. BIOS’u SAVE&EXIT (veya benzeri bir) komutunu kullanarak terk edin.

6. Eğer sistem açıldıktan sonra bir hata mesajı ile karşılaşmazsanız arızalı modül bir numaralı kümede demektir.

7. Bilgisayarı kapatın. şimdi sıfır numaralı kümeden bir modül çıkartın ve bunu diğer SIMM’lerin yanına koymayın. şimdi bir numaralı kümeden bir SIMM modülü alın ve bunu biraz önce boşalttığınız alana yerleştirin.

8. Bilgisayarı yeniden başlatın. Eğer hafıza sayımı sırasında sorun çıkmazsa bir sonraki modülü de yerleştirin.

9. Arızalı modülü bulana kadar bu işlemi gerçekleştirin. Aynı anda birden fazla SIMM modülünün arızalanması, mümkün olmasına rağmen çok sık karşılaşılan bir durum değildir.

PS/2 SIMM veya SDRAM gibi hafıza modüllerinin kullanıldığı sistemler için de yukarıda anlatılan işlemleri, tabii ki o kadar fazla modül denemek zorunda kalmadan uygulayabilirsiniz.

İPUCU! Yeni bir hafıza modülü takmadan önce o kadar kullandıklarınızın Parity Check fonksiyonun bulunup, bulunmadığından emin olmalısınız. Eğer Parity Check fonksiyonuna sahip değillerse değişikliği nispeten daha ucuza mal edebilirsiniz. Ancak bilgisayarınızda bu tür hafıza modülleri bulunuyorsa, yeni alacağınız ürünlerde de aynı özelliği aramalısınız.

Bilgisayar Hata Sinyalleri

Bilgisayar açıldıktan sonra çok sayıda hata sinyali veriyor.

Uyarı seslerinin ve hata mesajlarının açıklaması çok kolaydır. Bilgisayarın açılışı sırasında çalıştırılan BIOS’un POST (Power On Self Test) fonksiyonu hataları tespit eder ve buna uygun olarak mesaj verir. Video sisteminden kaynaklanan hataların ise görsel uyarı mesajları ile bildirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle PC hoparlörlerinden, genel olarak beep code olarak adlandırılan uyarı sesleri çıkartılır.
Örneğin, bilgisayar açıldıktan kısa bir süre sonra PC hoparlöründen dokuz kısa uyarı sesinin çıkarılması, AMI BIOS’lar için BIOS’un kontrol toplamının doğru olmadığı anlamına gelir. Bunun sonucunda bilgisayarın açılma işlemi kesilecektir. Bu hata BIOS’un arızalandığı veya BIOS güncellemesinin başarısız olduğu durumlarda ortaya çıkar.
Bilgisayarı, kapatıp tekrar çalıştırarak yeniden başlatın ve uyarı seslerini dikkatli bir şekilde dinleyin. Farklı Beep Code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Uyarı sesleri, bu konuda herhangi bir standart bulunmadığı için bilgisayarda kullanılan BIOS’un üreticisine bağlı olarak farklı anlamlara sahip olabilir.
BIOS üreticinizin ismini bilmiyorsanız, anakartının el kitapçığına bakmalısınız. Eğer bu kitapçıkta da açıklayıcı bir bilgi bulamazsanız, ürünü satın aldığınız bayie başvurabilirsiniz. Eğer bayi de yardımcı olamazsa, son çare olarak kendiniz kontrol etmelisiniz.
1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın.
2. Tüm anakart kitapçıklarında, farklı yapıtaşlarının kart üzerindeki yerlerini gösteren bir plan bulunur. Bu planda, üzerinde BIOS yazan bir bileşeni arayın.
3. Eğer BIOS’un yerini planda tespit ettiyseniz, anakart üzerinde arayın. Bu sırada BIOS’un görünmesini engelleyen ek kartları da sökmek zorunda kalabilirsiniz.

4. Bu parçada her zaman, üzerinde üreticinin isminin bulunduğu bir telif hakları yapışkanı bulunur. BIOS üreticisinin ismini buradan öğrenebilirsiniz.
Beep code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Hata mesajı bilgisayarın belirli bir donanım bileşenine karşılık gelecektir. Buna bağlı olarak kitaptan uygun bölüme göz atarak, karşılaştığınız sorunu çözmek için neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Hatayı bulamadım. Daha ne yapayım?

Eğer yukarıda bahsedilen sorunlarla karşılaşmadıysanız, teknik servis yardımı olmadan hatayı tespit etmek için bir şansınız daha var. Hata tespiti için POST Code kartı kullanmalısınız. Bu tür bir kartın maliyeti nispeten daha fazla olacağı ve normal bir kullanıcının böyle bir karta sahip olması gerekmediği için kitabın geri kalan kısmında POST Code kartına daha fazla değinmeyeceğiz. Eğer çevrenizde POST Code kartına sahip birileri mevcutsa, bilgisayarınızdaki hatayı söz konusu kartı kullanarak tespit edebilmek için yardım isteyebilirsiniz. Ancak bu tür bir imkanınız da yoksa karşılaştığınız sorunu çözüme kavuşturmak için teknik servise girmekten başka çare kalmıyor.